Limon Marmelatı



Zaman Gazetesi'nin pazar ekinde "Muhalif Yemekler" adı altında Ayşe Önal yazıyor. Ayşe hanım her hafta bir konu belirliyor ve o konu ile ilgili ayrıntılı, onun tarihiyle ilgili ilginç bilgiler veriyor. Bu bilgilerin ardından da birkaç tarif veriyor.

Ayşe Hanım'ın köşesini her hafta zevkle takip ediyorum. Bu hafta da konusu marmelatlardı. Marmelatın tarihçesini anlatan Ayşe hanım dünyada en çok tercih edilen iki marmelatın da tarifini vemişti: Ayva ve Limon marmelatı.

Yazı çok hoş gerçekten biraz alıntı vererek tamamını okumanızı taviye ediyorum:

Marmelat kelimesi ise Portekizce ayva (marmelo ) sözcüğünden türemiştir. Arap mutfağından etkilenen Portekizliler ayva reçelini kendi mutfaklarına almışlardır. Ancak ayva kelimesinden türeyen marmeladın en ünlü birleşimi turunçgiller ailesinin birlikte kaynatılıp pelteleştirildiği portakal, limon, greyfurt ve yeşil limon marmeladıdır.

Hikâyesi de çok hoştur. 1700’lerin sonuna doğru, İspanyol Sevil şehrinden kalkan kargo gemisi aşırı fırtınaya yakalanıp İskoç şehri Dundee limanına sığınır. Gemide bulunan manav James Keiller geminin normal rotasına dönemeyeceğini anlayınca elinde bulunan ezik acı portakalları satamayacağını anlar ve annesine bir çare bulmasını ister. Annesi ayva yerine ellerindeki ezik acı portakalları kullanarak şekerle kaynatır ve şehre satar. Böylece portakal marmeladı bütün Avrupa’da çok popüler olur ve aileye büyük kâr getirir. Aile ilk fabrikayı 1797 yılında “Dundee Marmalade” olarak açar ve üç yüz yıldır dünyanın en ünlü marmelat üreticisidir.


Tamamı: http://pazar.zaman.com.tr/?bl=10&hn=1039

Şimdiye kadar benim sadece bir kez reçel denemem oldu, marmelatsa hiç denemedim ama limon marmelatı hemen dikkatimi çekti. Turunçgillerin reçellerini sevdiğim için bundan da memnun olacağımı biliyordum.

Marmelatı hem denemek için hem evde limon az kaldığı için ben miktarı çok azaltmak zorunda kaldım. Şeker miktarı da tarife göre olmadı, (yanlış hesapla daha fazla kaçırmışım) ama yaptığım marmelattaki limonun ekşi tadı yerindeydi ve bence harikaydı. Siz şeker miktarını tarife sadık kalarak veya kendi damak tadınıza bakarak ayarlayabilirsiniz.

 Limon Marmelatı (Ayşe Önal'ın tarifi ile)
    Malzemeler:
  • 10 adet limon
  • 4 bardak şeker
  • 4 bardak su
    Hazırlanması:
  •  Limonu yıkayıp, kabuklarını rendeleyin. Çıkan beyaz zarları bıçakla temizleyip atın. Gövde limonları incecik dilimleyin. Rende ve dilimleri birlikte bir kaba alıp, buzdolabında beş-altı saat bekletin.
  • Tencere alın. Suyunu ekleyip önce orta ateşte sonra kısık ateşte bir saat civarında kaynatın. Limonlar suyunu çekip iyice yumuşayınca şekeri ekleyin. Kısık ateşte şeker iyice eriyinceye kadar kaynatmaya devam edin. Soğuyunca kesinlikle kuru olması gereken kavanozlara koyup, ağızlarını sıkıca kapatın ve kaldırın. Afiyet olsun.
Not: Benim limon adetim az olduğundan 1 saat kaynatmama gerek kalmadı. İlk kez marmelat denediğimden olsa gerek şekerini katmadan önce de suyunu çekmiş limonların içine birazcık kaynamış su ilave ettim. Bu olay belki marmelat için doğru bir uygulama değil ama ben o şekilde yaptım bir sorun da olmadı.

Yorum (11) Yorum yaz!

Blog denemeleri:Poaça ve fırında pırasa

Tembellik yaptığımın farkındayım, ama sabah "artık yeter" demeseydim bu mesajı da yazamayacaktım. Sabah biraz erken uyanınca tembelliğe devam etmek yerine kalıp bilgisayarı açtım. Son günlerde bilgisayarla ilgili hiçbir şey bana zevk vermiyor. O yüzden geçen haftadan beri de birşey ekleyemedim. Bu durumun geçici olduğunu düşünerek üzerinde fazla durmuyorum, umarım düşündüğüm gibi olur.


Pratik Poaça



İlk tarif Rabia'nın pratik poaçası. Bunu geçen hafta yapmıştım, gerçekten pratik oluyor ama siz de benim gibi yarım ölçü yapacaksanız eğer mayayı da yarıya indirmeyi unutmayın. Aynı anda birden fazla tarif denemeye çalışırsam böyle oluyor(dün de aynı şeyi yaptım mesela). Dalgın mıyım acaba? Eşim bir işe çok fazla odaklandığımı söylüyor. Mesela o yemek yaparken tv seyreder ama ben tvdekileri duymam ya da bilgisayarda birşeyle uğraşıyorsam dışardan soyutlanırım.Bana seslenen olduğunda benden bir tepki alması için ya biraz beklemesi ya da bir daha denemesi gerekir. Zaten işim gereği de bunu yapmak zorundayım ama yılların verdiği bir alışkanlıkla bütün hayatımda bu hale geldim sanırım.

Neyse.. ben tarife geçeyim artık. Tarifi Rabia'dan aldığım şekilde yazıyorum.

Malzemeler;
  • 1 su bardağı yağ
  • 1 su bardağı su
  • 1 yemek kaşığı şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 pk. Instant kuru maya
  • Aldığı kadar un

İç malzemesi (ölçüsü size kalmış)

  • Beyaz peynir
  • Maynadoz
  • İki tane haşlanmış patates
  • Yarım bardak kadar da kaşar rendesi
  • Karabiber
  • üzeri için 1 yumurtanın sarısı

Yapılışı;

Önce bir bardak suya şeker, tuz ve mayayı ekleyip karıştırıyoruz. Yoğurma kabımızın içine ekleyip ardından da yağı ekliyoruz. Asıl tarifte yoğurt yok ama ben iki yemek kaşığı eklerim. Sonra da unu ilave edip yoğuruyoruz. Kuru maya ile hamur yapmasını çok severim hemen toparlanır. Diğer türlü elime yapış yapış bulaşır ve uğraştırır beni. Hamuru hazır ettikten sonra iki beze yapıp mayalanmasını bekleyeceğiz.

İç malzemesini de patates ve kaşar eklemeseniz de olur ama kaşar, patates ve bol karabiber tadını çok değiştiriyor.

Evyenizi güzelce temizleyip kurulayın ve ilk bezeyi elinize alın ve biraz toparlayın. Evyenin üzerine koyun ve yavaş yavaş eliniz ile genişletin. Ben merdane kullanmam isterseniz siz kullanın ama maksat pratiklik ise tavsiye etmem. Oldukça ince bir şekilde orta büyüklükteki bir tepsi genişliğinde getirdikten sonra 8 dilime ayırıyoruz. Harcımızdan bol miktarda içine koyup sigara böreği gibi sarıp ay şeklini veriyoruz. Diğer beze için de aynı işlemi yaptıktan sonra üzerine bir yumurta sarısını yediriyoruz. Çörek otunu da ekledikten sonra önceden ısıtılmış 160 derecelik fırında pişiriyoruz.



Fırında Pırasa


Bu tarifide Selin'den denedim. Tarife buradan bakabilirsiniz. Aslında eşim ve ben pek pırasa tercih etmeyiz ama bu tarif hoşuma gittiği için denemek istedim. Sıcakken tadı güzeldi, soğuyunca nasıl olduğuna bugün öğlen karar vereceğim (iş arkadaşlarıma da denetirim artık). Eşim hiç yiyemeyeceğini düşünüyordu ama güzel olduğunu söyledi. Fakat "önüme konsa yerim, konmazsa da hiç aklıma gelmez" yorumunu yaptı (onun, içinde et olmayan şeylerle arası çok iyi de). Ben de içinde pırasa tadı yoğun olduğu için acaba başka sebzelerle birlikte mi deneseydim diye düşünüyorum.

Tariften farklı olarak içine soğan ve dereotu/maydanoz koymadım. Üstüne domates sos yapmadım ve daha ince yaptım ki daha çıtır olsun diye. Borcama harcı dökmeden önce yağlı kağıt sermiştim ama kağıda yapıştı. Tepsiyi güzelce yağlamış olsaydım daha mı iyi olurdu acaba diyorum.

Yorum (18) Yorum yaz!

Ispanaklı börek


Dikkat! Eğer rejim yapıyorsanız bu tarifi yapmanızı hiç tavsiye etmem! :) Çünkü (hele de sıcakken) çok güzel oluyor. Gerçi ıspanağını daha az koymuş olsam ben daha çok severdim ama bol ıspanaklı seviyorsanız aynen verdiğim şekilde deneyebilirsiniz. Ben ıspanakla birlikte kaşar peyniri kullandım, ıspanakla beyaz peynir de çok güzel oluyor. Veya ıspanakla peynir yerine kıyma da güzel bir birleşim oluyor. Hazır yufka kullanıldığından pratik bir börek... Daha ne olsun? Yanında soğuk bir ayran veya sıcak bir çay tabiki..


Malzemeler:

  • 2 adet yufka
  • 400 gr. ıspanak
  • 1 su bardağı kaşar rendesi
  • 1 soğan
  • 1 çay bardağı süt
  • 1/2 çay bardağı sıvıyağ
  • 2 küçük veya 1 büyük yumurta
  • tuz,karabiber,pulbiber,susam ve çörekotu

Hazırlanması:

  • Soğanları doğrayıp bir tencerede yağla şeffaflaşana kadar kavurun. Üzerine temizlenip elinizle parçaladığınız ıspanakları ilave edip karıştırın. (biliyorsunuz demir bıçaklar yeşilliklerin vitaminini öldürüyor, ben de o yüzden börek için elimle parçalara ayırdım)
  • Ispanaklar suyunu verip tekrar çekene kadar pişirin. Tuzunu, karabiber ve pulbiberini atarak karıştırın ve ocaktan alın
  • Bir kaseye yumurtanın birini kırın, sütü, sıvıyağı da ilave edip karıştırıp sosunu hazırlayın
  • Küçük bir tepsiye yufkanın birini büzüştürerek açın. Üzerine sosun yarısını dökün,ıspanağı ve kaşar rendesini de eşit olarak dağıtın. Üzerine kalan sosu (eğer kullanıyorsanız diğer yumurtayı da kırarak) dökün. Susam ve çörekotu serpip 170C ısıttığınız fırında kızarana kadar pişirin.


Yorum (22) Yorum yaz!

Patatesli Dilimler


Haftasonu güzel bir kahvaltılık hazırlamak istedim, şöyle içinde patates, yumurta ve sucuğun bulunabileceği bir tarif. Aklıma patates etkinliğindeki patatesli kekler geldi. Bu etkinlikler baya başarılı bir olay bence. Toplu olarak istediğimiz bir tarife ulaşabiliyoruz. Aradığım tarifle ilgili bir kaç tane ufak farklılıkları olan tarifler gördüm. En son Mutfak Güncesindeki tarifi denemeye karar kıldım. Ama tabi onda da bir iki değişiklik yaptım.

    Ben fazladan sucuk ekledim, siyah zeytin koymadım, soğanı da daha az koydum.

    Bir dahaki sefere patatesini az sucuğunu daha bol tutacağım. Pul biberini de az koymuşum sanırım onu da biraz artırırım.

    Ben tarifte 28 cm lik kalıp kullanılmış olmasını dikkate alarak en geniş kalıbımı kullandım. İyiki de onu kullanmışım çünkü ince olması güzel oluyormuş. Özellikle kenar kısımları daha güzeldi.

    Hazırlanması kolay güzel bir kahvaltılık, aslında sadece kahvaltılık demek eksik olur, misafirlerinize veya çay yanlarına da güzel giden bir tuzlu tarif.

    Tarife buradan ulaşabilirsiniz.


Arşivimde durması açısından tarifi buraya da ekliyorum. Tarif tamamen Mutfak Güncesinden alınmıştır.


    Patatesli Dilimler

    Malzemeler
    (28 cm'lik teflon tepsi kullandım)

  • 2 yumurta
  • 2 ortaboy patates
  • yarım su bardağı yoğurt
  • yarım su bardağı sıvıyağ
  • yarım paket kabartma tozu
  • 1 su bardağından biraz fazla un
  • yarım su bardağı peynir rendesi
  • yarım su bardağı doğranmış yeşil zeytin
  • yarım su bardağı doğranmış siyah zeytin
  • 2 tane ince kıyılmış taze soğan
  • kıyılmış maydanoz
  • tuz, isteğe göre karabiber


    Yapılışı

    Patatesleri soyup, tavla zarı büyüklüğünde küp küp doğrayın. Yumurtaları bir çay kaşığı kadar tuz ile çırpın. (tuz miktarını kullanacağınız peynir ve zeytinlerin tuzuna göre ayarlayın) Sıvıyağ, yoğurt, un ve kabartma tozu ekleyip biraz daha çırpın. Doğradığınız patatesleri, zeytin, peynir, maydanoz ve soğanı ekleyip, kaşıkla karıştırın. Yağlanmış tepsiye döküp 180 derece fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirin. Sıcakken servis edin.



   

Yorum (8) Yorum yaz!

Aşure


Muharrem ayı aşure ayı olarak biliniyor, dün de aşure günüydü yani 10 Muharrem. Peygamberlerin yaşadığı önemli olaylar bugüne denk geliyor, bir de tabi kerbela...


Konya'da öğrencilik yıllarında yılın bu ayında komşulardan aşureler bekler, gelen tabak tabak aşureleri zevkle yerdik. Gerçi bazıları neredeyse sadece pirinç kullanmış olurdu ama bazısına da yemeye doyamazdık. Bu sene ben de kendim yapmak istedim aşureyi. Nedense bu tatlı çorbayı çok sevmeme rağmen şimdiye kadar yapmak aklıma gelmemişti. Nasıl yapacağıma dair diğer bloglardan tarifler okudum, bir de üstüne babamı arayıp sordum ve kendi zevkime göre pazar günü ilk aşuremi yaptım. Kendi zevkime göre diyorum çünkü bence malzemelerin çeşidi ve miktarı buna göre olmalı. Ben mesela nohutu az, buğdayı ve kuru meyvesi çok seviyorum. Antep'de pekmez koyarlar aslında tatlandırıcı olarak. Ama bence tamamı veya çoğu pekmez olunca acıya kaçan bir tadı oluyor. Bu yüzden ben pekmez miktarını az tuttum. Diğerleri de ölçülü değil, gözümün gördüğü, gönlümün istediği kadarını koydum. Ama size aşamalarını anlatmak istiyorum


    Aşure için kullanılan temel 3 bakliyat var: Buğday, nohut ve kurufasulye. Normalde 1 ölçü buğray için yarımşar ölçü nohut ve kurufasulye kullanılıyor. Ama tabi zevkinize göre değiştirebilirsiniz. Bu üç bakliyatı bir gün önceden suya ıslamanız gerekiyor. Islama olayını bir iki taşım ocakta kaynatıp o suda bekleyecek şekilde yaparsanız daha iyi oluyor. Sonra ayrı ayrı pişiriyorsunuz ben size düdüklüyü tavsiye ederim. Zira (özellikle kuru fasulye) çok geç pişiyor. Benim önceden pişmiş ve buzlukta bekleyen buğday ve nohutum vardı, onları kullandım.

    Pişmiş bakliyatları bir araya getirip üzerini su ile tamamladıktan sonra kaynara çıkınca altını kısıyoruz ve 5-10 dk kadar daha birlikte kaynatıyorsunuz.

    Sonra bunların üzerine dilediğiniz miktarda, kuru kayısı, kuru incir, kuru üzüm yıkayıp küçük küplere bölerek ilave ediyorsunuz (kuru incirle kuru kayısıyı 1 saat önceden suda ıslı bırakın)

    Ben kuru meyvelerle birlikte fındık ve çubuk tarçın da attım tencerenin içine. Bir de birkaç tane karanfili küçük bir cezvede az su ile kaynatım biraz da bu karanfil suyundan kattım. (eğer fındıklar kavrulmamışsa teflan bir tavada kendiniz kavurup temiz bir bez veya kağıt peçetenin içine alıp kabuklarını soyabilirsiniz)

    Aşurenin kuru meyvelerle birlikte 10-15 dk kadar kaynaması yeterli geliyor.

    Sonra şeker miktarını ayarlıyoruz. Burada dikkat edilecek şey şeker miktarı soğuyunca tadında bir azalma oluyor. Ben önce rengini çok koyultmayacak miktarda pekmez ekledim, sonra da şeker ilave edip tadını kontrol ettim.

    Bu aşamaları yaparken su miktarını ayarlayabilirsiniz, azalma olursa kaynar su takviyesi yapabilirsiniz

    Şekerle birlikte de 5-10 dk kaynadıktan sonra çorbanın kıvamı için nişasta eklememiz lazım. Ben 1 su bardağı buğday kullanarak yaptığım aşure için 1,5 yemek kaşığı buğday nişastası kullandım. Nişastayı az suda eritip aşureye katıyorsunuz. Bir 5 dk kadar daha ocakta tutup altını kapatıyorsunuz.

    10 dk. dinlenen aşureleri kaselere paylaştırıp fıstık, susam, nar taneleri ile süsleyebilirsiniz.



    İlk yapmanın acemiliği ile sanırım çok az yapmışım, sadece yemek tabağı ile bir komşuma bu aşureden verebildim. Bir de 3 kase kadarını ayırdım bugün kayınvalidemlere götüreceğiz. Geri kalandan da 2 kase çıktı. En kısa zamanda yeniden yapacağım inşallah. Pişmiş buğday ve nohut olduktan sonra bana çok zor gelmedi. Sadece pişene kadar başında bekleyip ha bire kontroller yapıp bişeyler eklemek gerekiyor :)

Yorum (19) Yorum yaz!

Krepli Sarma Börek



Yeni yıla giriyoruz derken ilk haftasonu geldi bile. Bazen hayat o kadar koşturmalar içinde geçiyor ki arada, zamanı yakalamak adına, yapılan mutluluk verici şeyler de olmasa bir şey anlayamadan yaşayıp gideceğiz sanırım.

 

Yukardaki tarifi Hatice’nin krep bohçalarından esinlenerek yaptım. Bir bayram sabahı kahvatılık hazırladığım için tarife bakma imkanım olmadı. Ben de bildiğim krep hamuru ile patatesli bir iç hazırlayarak değişik bir kahvaltılık ortaya çıkardım. Değişik kahvaltılıklar arayanlara çeşitli iç harçları ile birlikte denmeleri önerilir: mesela sucuklu, sosisli, patates+peynirli v.b.



 


Krepli Sarma Börek

 
    Malzemeler (3 adet)

 

Krep için

·        1 yumurta

·        1 çay bardağı süt

·        1 çay bardağı un

·        1 çay kaşığı kabartma tozu

·        1 tatlı kaşığı (silme) şeker

·        Çay kaşığının ucu ile tuz

·        Tereyağı veya sıvı yağ

 

İçi için

·        2 küçük patates (bize içi biraz fazla geldi, isterseniz siz de 1 adet çok küçük olmayan patates kullanabilir veya patatese ek olarak peynir kullanabilirsiniz)

·        Tuz, karabiber, pulbiber

 

Üzeri için kaşar peyniri ve dilerseniz tereyağı

 

    Hazırlanması:

·        Patatesleri soyup yıkayın ve halka halka doğrayıp haşlayın. Haşlanmış patateslerin suyunu süzüp bir çatal veya bardak ile ezin, içine 1-2 çay kaşığı tereyağı ekleyip patatesin sıcağı ile tereyağının erimesini sağlayarak karıştırın (dilerseniz bu aşamada kaşar peyniri rendesi de koyabilirsiniz). Tuzunu, karabiber ve pulbiberini de ekleyerek iç harcı karıştırın.

·        Krep hamuru için bir kaseye yumurtayı kırıp çatalla çırpın, üzerine süt, tuz ve şekerini de ekleyip çırpmaya devam edin. Daha sonra un ve kabartma tozunu da ekleyerek pürüz kalmayacak şekilde çırpıp kek hamurundan daha akışkan bir hamur elde edin.

·        Teflon bir tavaya sıvıyağ veya 1 çay kaşığı tereyağı koyup eritin. Tüm tavaya bu yağı gezdirdikten sonra bir kepçe krep hamurunu tavaya dökün. Tavayı eğerek hamurun tavaya yayılmasını sağlayın. Krepin bir tarafı pembeleşip piştikten sonra tahta bir spatula ile krepi ters çevirin (ben bu aşamada diğer yüz için de tavaya yağ koydum)

·        Pişen krepi bir servis tabağına alın yarısına iç harçtan yayıp sarma gibi sarın  ( kenarlarını katlamadan). Ucu alta gelecek şekilde yerleştirin ve tüm krepleri bu şekilde hazırlayın

·        Böreklerin üzerine dileseniz küçük tereyağı parçaları ve kaşar rendesi döküp mikro dalga fırın veya normal fırında kaşarlar eriyene kadar tutup sıcakken servis yapın.

Yorum (9) Yorum yaz!

Truff



Ramazan gibi bayram da sona erdi 1 aylık güzel bir zaman dilimiydi benim için. Yine ayzı zamanlara ulaşmayı diliyorum. Bayram bahanesiyle de birkaç şey deneme fırsatım oldu. Annelerim için nişastalı kurabiye ve zerde&sütlaç yaptım. Bir de geçen hafta pastacı Burcu'nun blogunda gördüğüm daha önceden beri aklımda olan truffları denedim. Burcu'nun tarifinden farkı ben dışını tekrardan çikolata ile kaplamadım. Dış kaplama olarak fındık, fıstık ve hindistan cevizi kullandım. Bir tane de deneme amaçlı kahveye batırdım, o da çok güzel oldu. Burcu'nun tarifine buradan ulaşabilirsiniz.


Malzemeler: (25 adet)

  • 200 gr çikolata (yarı yarıya bitter + sütlü kullandım)
  • 200 gr çiğ krema (tikveşli kullandım)
  • 2 tane küçük kek (ben mozaik kek kullandım, kakaolu veya meyveli kekte kullanabilirsiniz veya evde yaptığınız kekten 2 dilim kullanabilirsiniz)
  • Dışını kaplamak için iri dövülmüş fındık,fıstık, hindistan cevizi,kakao,kahve v.b.
Hazırlanması:
  • Çikolataları bıçıkla tahta üzerinde küçük küçük doğrayın veya(benim yaptığım gibi) soyma bıçağı ile rendeleyin.

  • Kremayı ocağa koyup kaynatın, kaynayınca ocaktan indirin

  • Çırpma teli ile karıştırarak kremanın üzerine çikolatanızı ekleyin. (Kremanın içinde çikolatanız eriyecek)

  • İyice ufaladığınız keki çikolata+krema karışımına ekleyip tel ile karışıma yedirin

  •  
  • Bu karışımı oda sıcaklığında 4-5 saat soğumaya bırakın (yarım saat-1 saatte bir karıştırın)
  • Soğuyan karışımı buzdolabına (ağzını cam tabakla kapatarak) kaldırın, 3 saat-1 gece arası bekletin. Bu beklemeden sonra çikolatalı karımımız yuvarlanabilir katılığa geliyor. Elinizle ceviz kadar veya daha küçük parçalar koparıp yuvarlayın ve bir tabağa hazırladığınız fındık,fıstık v.b. ye buladıktan sonra truff kağıdına yerleştirin (ben truff kağıdı bulamadım o yüzden muffin kağıdı kullandım).
  • Servis yapana kadar hava alan bir kutuda buzdolabında saklayın

Yorum (6) Yorum yaz!

Künefe


Son sınıfta okurken Hatay'lı arkadaşımın annesi gelmişti evimize, gelirken de yanında kadayıf ve künefe peyniri getirmişti. Ne kadar iyi etmişti diyorum her aklıma geldiğinde, okadar güzel mi olur bir künefe? İmkanınız varsa Hataylı birinden yemenizi tavsiye ederim, şöyle fırından yeni çıkmış, şerbeti yeni dökülmüş, peynirleri içinde erimiş.. Yazın başında Urfa'ya gittiğimizde denedik künefeyi ama hiç tadını alamadım. Ve anladım ki bir künefenin yeneceği zaman fırından yeni çıktığı zamandır. Peynir katılaşmış olursa olmuyor, sonradan ısıtınca da olmuyor.


Bunları neden söylüyorum? İftar telaşesinde künefeyi tam yiyeceğimiz zamanda fırından çıkacak şekilde pişiremedikte ondan, soğudu. Tam soğumamıştı aslında, hatta şerbetini dökerken, annem, biryandan da künefenin tepsini ocağın üzerinde döndürüyordu ısısın diye. Kalan dilimleri de mikrodalga da ısıttık dün. Ama yok, olmuyor. Yiyeceksen fırından yeni çıkmışını yiyeceksin.


Çiğ kadayıftan biraz kaldı, buzluğumda yapılmayı bekliyor şuanda, daha sonra peynirlisini yapmazsam yine kaymaklı kadayıf tarifi verebilirim buradan sizlere.


Yapılış aşamlarının fotoğraflarını çektim ama uygun ışık ayarında çekmemişim oyüzden renkler biraz acayip. Ama fikir vermesi açısından koyuyorum.


  

Çiğ Kadayıf                                          Urfa peyniri (künefelik-tuzsuz)


Malzemeler

  • 750 gr. çiğ kadayıf
  • 1/2 kg. künefelik peynir (tuzsuz beyaz peynir - Urfa veya Hatay peyniri)
  • 1 paket margarin veya tereyağı (tereyağı olsa daha iyi olur) (1 paket=250 gr)
  • Şerbeti için: 4 su bardağı şeker, 2 su bardağı su
  • Üzeri için: fıstık, ceviz (isteğe göre)
Hazırlanması:
  • Tereyağının 2 kaşık kadarını ayrılıp geri kalanı eritilir, bir tepsiye alınmış çiğ kadayıfın üzerine dökülüp harmanlanır (bu işleme kırma deniyor)
  • Eritilmemiş tereyağı ile fırın tepsisi yağlanır
  • Çiğ kadayıfın yarısı parça parça ele alınarak tüm tepsiye serpiştirilerek tüm tepsi kaplanır
  • Tepsiyi kaplanmış kadayıflar elle bastırılarak teller sıkıştırılır (tellerin sıkıştırıldıktan sonraki hali yarım cm. yi geçmeyecek şekilde olması iyi olur)
  • Üzerine ezilmiş olan peynir yine aynı şekilde her tarafa serpilir.
  • Peynirin üzerine kalan kadayıf aynı şekilde serpiştirilerek kaplanır
  • Tekrar elle bastırılarak sıkıştırılır.
  • 200 derece fırında kızarana kadar pişirilir.
  • Künefe fırından çıkmadan şerbeti hazırlanır: Şeker ve su birlikte ocakta kaynatılıp yaklaşık 10 dk kadar kaynatılır, ateşten indirmeden önce birkaç damla limon suyu ilave edilir. Şerbet ve künefe sıcakken şerbet künefenin üzerine dökülür. Dilenirse fıstık veya cevizle süslenerek sıcak sıcak servis yapılır

Yorum (17) Yorum yaz!

Yalancı su böreği


Yemekteki favorimdi benim ama tarifi alırken tam ölçüler olmadığından yağını biraz fazla kaçırmışım. Yapımı gerçekten çok basit, yalancısı da olsa tadı çok güzeldi. En kısa zamanda tekrarını yapmayı düşünüyorum.

(Ben sıvıyağ olarak 1 su bardağı kullandım, fazla geldi. Ama harcın toplamı tam geldi, oyüzden tarifi benim kullandığım yoğurt miktarından fazla, yağ miktarından az veriyorum. Siz bu şekilde deneyin)

Malzemeler:
  • 5 adet yufka (4 tane de olabilir)
  • 2 + 1/2 (ikibuçuk) su bardağı yoğurt (ekşiyse eğer önce süzüp sonra süzdüğünüz yoğurdu biraz sulandırarak kullanabilirsiniz)
  • 1/2 (yarım) su bardağı sıvıyağ
  • 2 yumurta
  • 1 bardak su veya 1 bardak maden suyu (oda ısısında)
  • susam, çörekotu
  • İçi için 400 gr. beyaz peynir ve çeyrek bağdan biraz fazla maydonoz (maydonuzunu çok kullanmayın, güzel olmuyor(muş))
Hazırlanması:
  • Derin bir kaseye yoğurt, sıvıyağ ve yumurtanın bir tanesi kırılır ve çatal veya çırpıcı ile karıştırılır
  • Fırın tepsisi yağlanıp yufkalardan bir tanesi büzüştürülerek serilir.
  • İkinci yufka yoğurtlu karışım kasesine batırılıp her tarafı harca bulandıktan sonra fazla harcı akıtılarak tepsideki ilk yufkanın üzerine yine büzüştürülerek serilir.
  • (Eğer 5 yufkalı yapılıyorsa 2. yufkanın üzerine yine 2. yufkaya yapıldığı gibi 3. yufkanın yarısı serilir)
  • Ufalanmış olan peynir ve kıyılmış maydonozlu harç yufkaların üzerine homojen olarak dağıtılır
  • (Yine 5 yufkalı yapılıyorsa eğer, harcın üzerindeki kata 3. yufkanın kalan yarısı yoğurtlu harca batırdıktan sonra serilir)
  • Geriye kalan 2 yufkadan ilki de yine harca batırılıp çıkarıldıktan sonra büzüştürülerek tepsiye yayılır.
  • Kalan son yufka harca batırılmadan en üste büzüştürülerek serilir ve kalan harca (az miktar kalıyor) 2. yumurta kırılıp karıştırıldıktan sonra böreğin en üstüne kaşık veya fırça ile yayılır. Börek dilimlenir, üzerine susam ve çörekotu serpilir
  • Önceden ısıtılmış 170 derece fırına sürülen börek üzeri kuruyunca (5-10 dk kadar) böreğin üzerine 1 bardak su veya 1 bardak maden suyu her tarafına döküldükten sonra pişirilmeye devam edilir. Üzeri kızarınca fırından alınır.
Not: Ben sonradan üzerine dökmek için maden suyu değil su kullandım, yumuşacık bir börek oldu. Acaba maden suyu dökülse daha mı çıtır olurdu, bilgisi olan veya bu şekilde deneyen varsa yorumlarını almak isterim.


Yorum (13) Yorum yaz!

Talaş Böreği

Ramazanın ilk günü pazara gelince evde olmanın verdiği rahatlıkla daha önce denemediğim birşeyler yapmak istedim. Babamın önceleri çok yaptığı talaş böreği aklıma gelince yufka açmak için iyi bir fırsat olduğunu düşünüp babamı aradım, tarifi aldım. Aslında bu börek milföy hamuru ile çok rahat bir şekilde yapılabiliyor, ama ben kendim uğraşmak istiyorum diyenler için tarifini yazmak istedim (ben birdaha bukadar uğraşacamı sanmıyorum milföy hamuru varken, çünkü zaman alıyor).


(Yaptığım börek 1 tepsi kadar çıktı)

Malzemeler

    Hamuru:

  • 3 su bardağı un
  • 2 yumurta (1 tanesinin sarısı ayrılmış)
  • 1 silme çay kaşığı  tuz
  • Sıvı yağ
  • 3 yemek kaşığı kadar tereyağı veya margarin
  • Çeyrek limonun suyu
    İçi:
  • Dilediğiniz herhangi bir peynir+maydonoz veya kıyma
    Üzeri için: susam, çörekotu

Hazırlanması:
  • Geniş bir kaba veya tezgahın üzerine un dökülüp ortası havuz yapılır
  • Havuzun ortasına tuz atılır üzerine limon sıkılarak karıştırılıp tuz eritilir, üzerine (bir yumurtanın sarısı ayrıldıktan sonra) yumurtalar kırılır ve ortadan başlayarak karıştırılır, un azar azar bu karışıma yedirilerek yoğrulur.
  • Hamuru yoğurma esnasında azar azar su ilave edilerek kulak memesi kıvamından biraz daha sertçe bir hamur elde edilir.
  • Yoğrulan hamur mermer tezgahın üzerine sıvı yağ kullanılarak açılır (kalınlığı yaklaşık portakal kabuğu kalınlığı kadar olacak)
  • Açılan hamurun orta kısmına tereyağı veya margarin bıçakla küçük parçalara bölünerek konur (yağı yufkanın tamamına yaymayacaksınız, yufkanın uçlarını orta kısımda birleştirdiğinizde ortada kalan alan kadar yayacaksınız)
  • Yufkanın kenarlarını karşılıklı zarf gibi katlanır (hazır yufkaların katlanma şekli gibi)

      

  • Katlanan yufka kenar katı altta kalacak şekilde bir tabağa konulup nemli temiz bir bez örtülerek serin bir yerde veya buzdolabının alt rafında 10-15 dk dinlendirilir
  • Dinlendirilen hamur tekrar sıvı yağ yağ kullanılarak (tezgaha ve hamurun üzerine yağ sürüyorsunuz) açılır, bu sefer ortasına tereyağı konmadan tekrar aynı şekilde katlanır ve tabağa alınıp nemli bez ortülerek serin bir yerde dinlendirilir
  • Dinlenen hamur 3. kez yine aynı şekilde açılıp katlandıktan sonra biraz daha dinlendirilip son kez açılır (açma sırasında ortaya konmuş olan tereyağı kenarlardan çıkabilir, çıkan yağları tekrar katlamadan önce hamurun ortasına sürebilirsiniz)
  • Açılan hamur bıçakla avuç içi büyüklüğünde parçalara kesilir ve üst üste dizilip kenara alınır
  • Kesilmiş olan her hamur tek tek biraz daha inceltilir (hamurun katların kabarmasını önlememek için elinizle bastırmayın, merdane ile 4 taraftan çok bastırmadan açın)
  • Açtığınız hamurun ortasına peynir+maydonuzlu veya kavrulmuş kıymalı harçtan 1 kaşık koyup köşeleri ortada birleştirerek zarf gibi katlanır, kat yeri altta kalacak şekilde yağlanmış tepsiye dizilir
  • Böreklerin üzerine çırpılmış yumurta sarısı sürülüp, susam ve çörekotu serpilerek 170 derece fırında kızancıya kadar pişirilir

Yorum (4) Yorum yaz!

Önceki Sayfa | 1 : 2 |