Limonlu Kek



Sayfamı güncelleyememekten ve evde doğru düzgün bişey yapamamaktan artık sıkıldığım için pazar günü mutfağa girdim. Neyse ki ne gitmemiz gereken bir yer ne de o gün için yapmam gereken bir iş vardı. Akşama da çaya komşuları çağırdık (komşular da abim ve teyzem oluyor). Ben de Ufuk hanımın sitesinde görür görmez gözüme kestirdiğim limonlu keki yapayım dedim.


Kek gerçekten çok güzel oluyor, özellikle ben ertesi gün daha da beğendim. Zaten buna benzer bir keki daha önce de vişneli kek olarak yapmıştım. Ama yağ tadını aldığım için yağ miktarı bence azaltılmalı(Ekleme: Ufuk hanım aynı şeyden şikayetçi olmadığını söyledi. Ben evde tereyağının sonu kaldığından yarıdan fazlasını sana marka margarin kullanmak zorunda kaldım. Belki fark bundan olmuştur). Ama şunu da söylemeliyim hazır kekler gibi oldu, ben ölçülerini azaltarak yaptığımdan mı bilemiyorum limon tadı çok hissedilmiyordu. Daha hissedilir limon tadı bence daha da güzelleştirirdi.


Bu söylediklerimin dışında şunu da eklemeliyim, keki yaptığımın ertesi günü limon marmelatı ile birlikte yedim çok güzel bir ikili oldu. Limon marmelatını da pazar günü yaptım, onun da tarifi yakında..




Kekin tarifine buradan ulaşabilirsiniz.


Herkese güzel bir hafta diliyorum...

Yorum (17) Yorum yaz!

İki renkli limonlu peykek (cheesecake)



Taşınmadan önce aldığım labne ve krema buzdolabında beklerken tam taşınmaya denk geldiği için bi türlü yapamamıştım. Artık taşınıp yerleştikten sonra işe dönmeden önce yapayım diye niyetlendim ama internetteki birsürü cheesecake tarifinden hangisini yapacağıma çok zor karar verdim. Bir yandan çikolatalı olsun istiyordum diğer yandan çikolata ile arası olmayan eşim yemez diye yapmak istemiyordum. Bir önceki peykekim limonluydu ve eşim tarafından beğenilerek kısa sürede tüketilmişti. Yaptığım şeyleri eğer eşim pek beğenmezse genelde kalıyor çünkü ben de aslında çok fazla yiyemiyorum. Koca peykekin yediğim kısmını toplasanız 1 dilim ancak eder :) Ozaman devreye iş arkadaşlarım giriyor. İşe getirip onlarla birlikte tüketiyoruz hepsini.

İşte bu düşüncelerle peykekimi hem limonlu hem de istediğim gibi çikolatalı yaptım. Aslına bakarsanız çikolata tadı pek alınmıyor ama en azından görüntüyü güzelleştirdi. Burcu, Pınar ve Ufuk Hanımın tariflerini harmanlayarak yaptığım peykekin tarifine geçecek olursak:

Malzemeler:
  • 1 paket burçak bisküvi (ben tabanı ince tutmak için 1 paket kullandım, eğer biraz daha kalın olsun derseniz veya kalıbınız daha büyükse bisküviyi 1.5 paket kullanın)
  • 60-70 gr. tereyağı veya margarin
  • 400 gr. labne (migros marka kullandım, bence güzel oldu)
  • 200 gr. krema
  • 1 su bardağı şeker
  • 2 yumurta
  • 2 kaşık un
  • 1 paket vanilya
  • 1 limon kabuğu rendesi+suyu (limonun ekşisi baskın olmuştu, dilerseniz daha az kullanabilirsiniz)
  • Bir miktar çikolata
Hazırlanması
  • Önce 22 cmlik kelepçeli kalıbımın altına yağlı kağıt serdim ve kalıbın dışını alimünyum folyo ile sardım (taban ve kenarlar yanmasın diye)
  • Bisküviyi rondoda un haline getirip erittiğim margarin ile karıştırdım ve kelepçeli kalıbın tabanına bastırarak yaydım. Kalıbı buzdolabına kaldırdım.
  • Fırını 175 dereceye ayarlayıp önceden ısıtmaya başladım
  • Labne ile şekeri mikserle çırptım. Üzerine yumurtaları tek tek ekleyerek çırpmaya devam ettim (birini kırdıktan sonra karıştıktan sonra diğerini kırdım)
  • Vanilyayı ve unu da ekleyip onları da çırptım. En son kremayı ekleyip sadece karışana kadar kısa bir süre onu çırparak peynirli karışımız hazırladım.
  • Bu karışımdan 4-5 kaşık ayırıp kalanına limon suyu ve kabuğunu katıp karıştırdıktan sonra kalıba döktüm. Ayırdığım kısma erittiğim bir miktar çikolatayı karıştırdım (ben çikolatayı micro dalgada erittim ama siz kaynayan bir suyun üzerine yerleştireceğiniz bir kapta da  eritebilirsiniz-benmari-)
  • Buzdolabı poşetine çikolatalı karışımı doldurdum ve poşetin köşesini kestim. Bu kesikten kalıbın üzerine spiral çizdim (ortasından başlayarak dışına doğru halka şeklinde). Bir kürdanla ortasından kenarlarına doğru git-gel yaparak bu deseni oluşturdum (orta kısım sanki lilyum çiçeğine benzedi)
  • Fırının en altına akma tehlikesine karşı bir tepsi yerleştirdim. Peykeki hep fırın içinde bir kase su bulundurarak pişirmeyi öneriyorlar. Ben de o yüzden tabana koyduğum tepsinin içine su koydum.
  • Isınmış fırında 40 dk kadar pişirdim (üzeri kızarana kadar). Fırını kapattığınızda kalıbı sallarsanız eğer ortasının sallandığını farkedeceksiniz, o soğudukça donacak.
  • Fırını kapatınca hemen fırından çıkarmadım, ılıdıktan sonra tezgahın üzerinde soğuttuğum peykeki buzdolabında 3-5 saat dinlendirdikten sonra afiyetle yiyebilirsiniz. 2-3 gün sonra daha da güzel oluyor tadı.

Yorum (25) Yorum yaz!

Dolgu kremalı kurabiye - Ye #22




Bu ayki etkinlik konusu herkesi mutlu eden bir konu. Bunun için ben de sevgili Hülya'ya teşekkür ediyorum.

Tarif Dr.Oetkerin, kurabiye için Dr.Oetkerin hazır kurabiye unu kullanılıyordu ama ben kurabiyemi kendim yaptım. Daha çok süsleme kısmı tariften alıntı oldu yani. Ama arzu eden Dr.Oetkerin hazır şekerli kurabiye ununu alıp üzerindeki tarife göre pişirebilir.

Dolgu Kremalı Kurabiye

Malzemeler:
    Kurabiye için:

  • 1 adet yumurta
  • 100 gr. margarin/tereyağı
  • 100 gr. şeker
  • 1 yemek kaşığı süt
  • 1 portakal kabuğu rendesi
  • 1 tatlı kaşığı vanilya
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 3 yemek kaşığı buğday nişastası (mısır nişastası da olur)
  • 2 su bardağı un
    Kaplama için:
  • 1/2 paket Dr.Oetker çikolatalı sos + üzerinde yazan miktarın yarısı kadar su (tarifte bir paket deniliyordu, ben paketin 2/3 ünü kullandığım halde bir kısmı arttı)
  • 40 gr. bitter çikolata (1 paket sos için 80 gr. çikolata)
    Dolgu için:
  • 1 paket Dr. Oetker dolgu kreması (kıvamı evde yapılan pastacı kreması ile aynı oldu, arzu eden evde kendisi de yapabilir)
  • 2.5 çay bardağı süt
    Süslemek için:
  • Fındık, ceviz, badem (bıçakla birkaç parçaya bölünmüş)
  • Bir miktar bitter çikolata ve margarin (bu üzerindeki çizgiler için benmari olarak eritilip kullanılıyor, ama ben kaplama için kullandığım çikolatalı sos artınca onu kullandım, ayrıca çikolata eritmeme gerek kalmadı)
    Hazırlanması:
  • Kurabiye için oda sıcaklığındaki yumurta, margarin ve şekeri yoğurma kabına alıp iyice yoğurun.
  • Üzerine vanilyayı, sütü ve portakal kabuğu rendesini de katıp yoğurmaya devam edin.
  • Tel süzgeçten geçirerek un,nişasta ve kabartma tozunu da karışıma ekleyip elinize yapışmayan, yumuşak bir hamur elde edin (un miktarını kontrollü koymakta fayda var, siz yukardaki miktarı azar azar ekleyin)
  • Buzdolabında yarım saat dinlendirdiğiniz hamuru merdane ile tezgahta veya yağlı kağıt üzeinde 3-5 mm kalınlığında açın ve çay bardağı ağzı ile kesin.
  • Kurabiyeleri yağlanmış veya yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştirip 180 derece fırında pembeleşene kadar 15-20 dk pişirin.
  • Kurabiyeler pişerken çikolatalı sosu üzerinde yazan tarife göre pişirin. Bitter çikolatayı sosun altını kapatmadan önce küçük küçük doğrayıp sosun içine atın, karıştırıp eritin ve altını kapatın.
  • Kurabiyeler ve çikolatalı sos soğuduktan sonra çikolataların bir yüzünü bu sosa batırıp yağlı kağıt veya aliminyum folyo üzerine alın
  • Çikolata kaplama donduktan sonra dolgu kremasını üzerindeki tarife göre hazırlayıp sıkma torbasına veya bir buzdolabı poşetine doldurun. Poşetin ucuna makasla küçük bir kesik atıp kurabiyelerin üzerine sıkın.
  • Kurabiyelerin üzerini fındık,ceviz veya bademle süsleyin
  • Kalan çikolatalı sostan veya ayrıca benmari usulü erittiğiniz çikolata+margarin karışımından buzdolabı poşetine doldurun ve poşetin ucunu incecik kesin.
  • Kurabiyerin üzerine bu çikolata ile çizgiler çekin
Notlar:
  • Ben çikolatalı sosa batırdıktan sonra (dolgu kremasını sıkmadan) 1.5 gün fırın içerisinde beklettim kurabiyeleri, bu sabah baktığımda çikolata kaplama çok mat ve donuk duruyordu. Bu yüzden artan sosa yeniden batırdım. Eğer yapacaksanız çok bekletmemenizi tavsiye ederim
  • Dolgu kremasını ve çizgi çekilen çikoltayı sıkmadan önce mutlaka bir tabak üzerinde  deneyip elinizi alıştırın.
  • Bu güzel etkinliğin tadını çıkarmak isterseniz eğer sizi ev sahibimiz Hülya'ya yönlendiriyorum.
   

Yorum (34) Yorum yaz!

Kurtarma çalışmaları



Aynı malzemeleri ve aynı pişirme yöntemini kullanan iki aşçının bile yaptığı yemekler birbirinden tat olarak farklı olur. Bunda mutlaka tecrübenin etkisi vardır ama etkileyen iki faktör daha var bence. Birincisi yıllar önce biryerde okuduğum ama şuanda nerden olduğunu hatırlamadığım birşey. Bu teoriye göre insanların elinde bulunan değişik türlü bakteriler yemeğe geçtiği için bazı kişilerin elinden çıkan yemeklerin daha güzel olduğu yönde (sizce ütobik bişey mi bu?) Hatta ben buna göre benim yemeklerimin beğenilmesini hep babamın güzel yemek yapmasından kaynaklandığını düşünürüm. Ondan bana geçen bir şey olarak görürüm.

İkincisi ise zevkle yemek yapmak. bunu çoğunuz biliyordur zaten. Severek yapılan yemekler hep daha güzel oluyor.

İşte bu sebepten herzaman büyük bir ustalıkla yemek yapan ve yemediğim ciğer kavurmasını bile severek yediğim kayınvalidemde cuma günü misafire yaptığı özbek pilavı tam suyuna düşmemişti. Çünkü bir gece önceden acilen annesine anjio yapılmış ve kendisi de birgün sonraki sabaha öğrenmiş. Aynı günün akşamına yemeğe misafir davetli olunca o üzüntü-korku ile yemeklerini yapmış.

Yukarda görünen turuncu renkli pilav o gece yapılan özbek pilavından bizim payımıza düşeni. Fazla miktar pilav kalınca diğer yemeklerle birlikte saklama kablarına doldurup (üstelik tüketmekte zorlanacağımız kadar) pilav verdi bize. Bende birgün sonrasında pilavın bir kısmını çorba yaptım. Şimdiye kadar hiç pirinçle çorba yapmamış, hatta yapılmış pirinç çorbalarını sevmeyen hatta ve hatta  mercimekli çorbaya dahi pirinç koyacak olsa iyice blendırdan geçirmezse yiyemeyen biri olarak ben bu çorbaya bayıldım! Koca bir çorba kasesini bayıla bayıla içtim.

Bu çorbayı nasıl yaptığıma gelince: Önce biraz ısıtıcıda su ısıttım ve tencereye bir miktar salça koyup kaynar sudan azar azar salçanın üzerine ilave edip salçayı ezdim. Ve üzerini kaynar su ile istediğim miktar doldurdum. İçine 2 diş sarımsak ezdim, pulbiber attım ve biraz kaynattım. Pilavın etsiz olan kısmından pirinç ve nohutları tencereye ilave ettim bir iki taşım da o kaynadı ve üzerine tuz, karabiber ve sumak ekşisi ilave edip kapatım. Ayrı bir tavada bir miktar zeytinyağı ısıttım. Yağ iyice ısınınca altını kapatıp nane ekledim ve çorbanın üzerine döktüm. Çıkan cozzz sesi ile birlikte çıkan sarımsak-sumak-nane kokuları beni mest etti. Yukarda da yazdığım gibi sonuç harikaydı.



İkinci kurtarma çalışması geçen pazar misafire yaptığım börekten artan yufkalar içindi. Yufka bütün olsa gözleme yapacaktım ama parça parça olunca sigara böreği yapayım dedim. Ama klasik yöntemle değil bloglarda gördüğüm ve merak ettiğim bir yöntemi deneyeyim dedim: böreği galeta ununa batırarak kızartmak. Evde galeta unu kalmadığı için az miktardaki ev ekmeğini rondodan geçirip galeta yaptım ve yufkaların içine birazcık yoğurt sürdüm, beyaz beynir maydanoz karışımı ile birlikte sardım. Bir kasedeki suya batırıp çıkardım elimle azıcık sıkıp fazla suyunu sıktırdım ve galeta ununa bulayıp kızgın yağa attım. Bunun sonucu da çok güzel oldu. Sigara böreğinden birazcık daha değişik, dışı çıtır çıtır oldu.



Üçüncü deneme ise bir kurtarma çalışması değil. Ama bunun da sonucundan çok memnun kalınca paylaşmak istedim. Rabia'nın yaptığı vişneli kek. Ben dışına krema ile çikolata hazırlayıp sürmedim ama bu hali bile çok sevildi. İşyerindeki arkadaşlar çok beğendiler hatta bir tanesi "Bu tam benlik olmuş, yediğim en güzel pastalardan biriydi" yorumunu yaptı. Denemenizi tavsiye ederim. Tarife buradan ulaşabilirsiniz.

Yorum (21) Yorum yaz!

Fındıklı-çikolatalı tartöletler



Haftasonu bildiğiniz gibi misafirimiz vardı. Yemekten sonrası için tatlı yapmayı düşünürken eşimin misafirimize dışarda ikram ettiği baklavalar aklıma gelip evde yapacağım herhangi bir tatlının onun yanında anlamsız kalacağını düşünüp tatlıdan vazgeçtim. Ama çayın yanına birşeyler yapayım düşüncesi ile buzlukta bekleyen profetirollerin son partisini çıkardım (bu profiterolleri daha önce yapmış ve pişmiş hamurun kalanını buzluğa kaldırmıştım. Arada gerek olduğunda çıkarıp birkaç saat poşetinde bekletince yeni pişmiş gibi oluyor). Tabi profiterolleri çıkarmamda bir amaç daha vardı: labne peynirinden iç kreması hazırlamak. Uzun süredir labneli kremaları merak ediyordum. Ben bu profetirol için her üç kullanımda da farklı iç kremaları denedim(yumurta pastacı kreması+kremaşnti, yumurtasız pastacı kreması ve labneli krema) ve en çok memnun kaldığım yumurtasız pastacı kreması oldu. (Profetirol tarifine buradan ulaşabilirsiniz)

Bu şekilde birkaç kuş vuracağım için(profetirolleri değerlendirme, labneli krema, misafire hafif bir çay yanı) yemek hazırlıklarından sonra kremayı hazırlamaya başladım. Labne ile 2 kaşık pudra şekerini çırptım ve üzerine 2-3 kaşık süzme yoğurt ekledim. Bu krema hayal ettiğim  gibi çıkmadı (çok mu abartmıştım acaba?), belki içine yoğurt yerine hazır krema kullansam tat daha zengin ve güzel olabilirdi.

Neyse, profetirolleri doldurduktan sonra kremamın yarısı arttı, ben de cam bir saklama kabına alıp buzdolabında sakladım. Dün hem blog için yeni birşeyler denemek hem kremayı değerlendirmek hem de apartman toplantısına giden eşimin olmayışını fırsat bilerek (bende aynı anda ne kadar çok kuş vuruyorum:) mutfağa girdim ve bu tartöletleri ve Rabia'nın vişneli kekini yaptım.

Bu tartöletler de Acemi Şef'ten alıntı (o bademli yapmış ben fındıklı yaptım). Ama benim kremam hazır olduğu için ufak birkaç değişiklik yapmış oldum. Ve kremam ancak yeteceği için yarım ölçü kullandım. Benim tartölet kalıbımın çapı geniş olmadığı için derin oldu ve bu yüzden 160 derecede pişirdim ama tahminimden uzun sürünce fırını geri 175 e getirdim. Sonuç olarak ben cheesecake e benzer diye bekliyordum ama daha çok iç kısmı brownie ye benzedi. Yaklaşık 40 dakika piştiği halde içi nemli kaldı. Ve sanırım içinde fındık olduğu için böyle oldu. İç dolguda labne,süzme yoğurt varken brownie ye benzemesi ilginç değil mi? Ha bir de keşke fındıkları toz haline getirdim ben, daha iri bıraksam daha hoş olabilirdi bence veya çikolata hastaları içine damla çikolatası koyabilir. Ben üzerine tekrar kremam olmadığı için krema yapmadım ama nutella sürüp yiyorum.

Bir de fırından çıktıktan sonra dış bükey olan orta kısımlar soğuyunca iç bükey oldular.

Bu kadar yazıdan sonra tarifte gelecek tabi, tarifsiz bitirir miyim? :)

(Ben yarım ölçü yaptım ve 5 adet tartöletim oldu. Tavsiyem bu tür emin olamadığınız tariflerde hep yarım ölçü kullanın, yumurta 1 tane diye korkmayın, ben kaşık yardımı ile yarısını kullandım)

Fındıklı-çikolatalı tartöletler


Hamuru için
  • 1 yumurta sarısı
  • 2 y.k. pudra şekeri
  • 3 y.k. su
  • 2 s.b. un
  • 125 gr. tereyağı
İç dolgu için
  • 1 paket labne peyniri (250 gr.)
  • 1/2 su bardağı pudra şekeri
  • 125 gr. bitter çikolata
  • 1 adet yumurta
  • 1/2 bardak çekilmiş toz badem veya fındık
  • (ben bunlara ek olarak 2-3 kaşık süzme yoğurtta ekledim)
Hazırlanması:
  • Hamur için tüm malzemeri bir kapta yoğurun ve buzdolabında 15 dk dinlendirin
  • İç dolgu için için de çikolatayı benmari olarak eritip diğer tüm malzemeleri de katıp çırpın.
  • Hamurdan parçalar koparıp merdane ile yarım cm. kalınlığında açın, yağladığınız tartölet kalıbınızın içine oturtup başka bir tartölet kalıbının altı ile bastırıp kalıbın şeklini almasını sağlayın.
  • Hamurların içine iç harcını doldurun ve 180 derece ısıtılmış fırında hamur kızarana kadar pişirin (eğer sizinde tartölet kalıplarınızın çapı geniş değilse pişme sırasında fırının ayarını düşürüp içinin de daha iyi pişmesini sağlayabilirsiniz ama tabi en iyisi geniş çaplı kalıplar kullanmak)
Not: Bu geniş çaplı tartölet kalıbı dediğim ağzı geniş boyu kısa olanlardan, benimkilerin ağzı ona nispeten daha dar ve boyu daha uzun

Yorum (25) Yorum yaz!

Süslü kurabiyeler



Bu kurabiyeleri Rabia'ya giderken yapmıştım, niyetimiz birlikte süslemekti ama ancak pasta ile uğraşınca kurabiyeler kalmıştı. Ben de o gün eve gelince alelacele royal iceing hazırlayıp  birkaç tanesini süsledim. Çok acele yaptığımın da etkisiyle sanırım iceingin kıvamını tam tutturamadım. Normalde (anladığım kadarı ile) hemen katılaşan bir kıvamda olması lazımdı ama benimkiler bir türlü tam olarak katılaşmadı, birkaç gün sonra bile elimi vurduğumda elime yapışır vaziyetteydiler.

Kurabiye süsleme olayı gerçekten çok şirin gözüküyor ama içinde yumurta akı var düşüncesi ile ben şahsen bu süslü olanların hiçbirini yiyemedim. Belki hazır yediğimiz gıdalarda daha kötü durumda olanları bile tüketiyoruz ama insan bilince daha da zorlanıyor.

Ama kurabiyenin kendisi çok güzeldi bence. Kıtır kıtır ve tarçın tadı baskın olduğu halde arka fondan limon tadı da beliriyordu. Zencefili hiç alamadım ama birdahaki niyetim sadece zencefilli bir kurabiye denemek.

Kurabiye tarifi pastacı Burcu'dan. Ben yarım ölçü yapmak istedim ama tarifin kendisi zaten 1 yumurtalı olunca küçük bir yumurta ile yaptım. Diğer malzemeler de haliyle yarım ölçü olmadı, ben de el ve göz kararına göre ayarladım, yağ-un-nişasta üçlüsünü. Benim yaptığım hali ile tam 1 tepsi kurabiye çıktı, Burcu'nun tarifine tam uyarsanız 2 tepsiye yakın kurabiye çıkıyormuş.

Royal iceing de yine Burcu'nun tarifi. Daha fazla çeşit olması açısından size Gelincik Burcu ve Işıl'ın da linklerini veriyorum. Dilerseniz bu kurabiyeleri royal iceing yerine şeker hamuru ile de süsleyebilirsiniz. Ama tabi yine benim tercihim kurabiyeyi olduğu hali ile yemek. Belki bir tarafı çikolataya batırılabilir veya üzerine pudra şekeri serpilebilir.

Bir de unutmadan ekleyeyim, ben kurabiyelerin kenarlarını çizmek için iceingi enjektöre doldurup sıktım, yağlı kağıttan külah hazırlayarakta yapılabiliyor.

Yorum (16) Yorum yaz!

Kremalı pasta


Evet aşağıdaki pastanın tarifine geldi sıra. Bu pastayı annemin toplantısı için hazırladım. Pandispanya olarak değişik birşeyler yapayım dedim ve Rabia'nın sünger bob pastasında pandispanyayı biraz azaltarak yapmaya karar verdim. Amacım bu pandispanyayı küçük fırın tepsisinde yapıp 3 kata bölmekti, ama kek hamuru gözüme o kadar çok göründü ki ben de büyük fırın tepsisine döktüm. Tabi sonuçta sadece tek kat olabilecek incelikte ve büyük bir pandispanya oldu. Ben de yengemin yaptığı gibi uzunlamasına üçe bölerek üç katlı uzun ince bir pasta yaptım. Aslında olması gereken misafir sayısı da 2 katı fazla olunca incecik dilimlerle ikram ettik pastamızı. Şunu gördüm ki pasta bu şekilde olunca daha kolay dilimlenebiliyor.

Ben tarifteki 7 yumurtayı 6 yumurta yaparak ve diğerlerinide az miktar azaltarak yaptım. Ama size orjinal tarifi veriyorum bu ölçü ile de yine büyük fırın tepsisinde hazırlayabilirsiniz.

Kremalı pasta
Malzemeler:
  • Pandispanya (tarifi aşağıda)
  • 1 paket Dr.Oetker pasta kreması ve üzerinde yazdığı miktar süt ve tereyağı (ben kakaolu kullandım)
  • 1 paket kremşanti ve üzerinde yazdığı kadar süt
  • süslemek için çikolata rendesi, fıstık tozu v.b.

Pandispanya malzemeleri (Rabia'nın tarifi)

  • 7 yumurta
  • 1.5 su bardağı pudra şekeri (ben normal şeker kullandım)
  • 1,5 su bardağı un
  • 1/2 su bardağı nişasta (buğday nişastası kullandım)
  • 5 kaşık yoğurt
  • 2 pk kabartma tozu
  • 2 pk vanilya
  • 1 su bardağı yağ
  • 5 kaşık kakao (ben sade yaptığım için kako ve çikolata koymadım)
  • 200 gr~ erimiş çikolata
Hazırlanması
  • Önce beyazlarını çırparak bir tarafa kaldırdım.
  • Sarılarını, pudra şekeri ve vanilya ile iyice çırptıktan sonra, diğer tarafta benmaride erittiğim çikolatalarımı, yağı, yoğurdu ilave ederek iyice çırptım.
  • Kuru olan malzemeleri yani un, kakao, kabartma tozu ve nişastayı eleyerek yumurta sarılarının olduğu karışıma ilave ettim ve plastik spatula ile, aşağıdan yukarıya doğru yavaş yavaş karıştırdım.
  • Bu karışım homojenize olduktan sonra beyazlarını da ekleyerek yine aynı şekilde karıştırdım.
  • (Büyük fırın tepsisine önce yağlı kağıt serip sonra üzerini yağladım ve biraz un serpip fazla ununu ters çevirerek döktüm)
  • Önceden ısıttığım fırında 180C de pişirdim.
  • (Fırından çıkardıktan sonra fırın telinin üzerine ters çevirdim ve tepsiyi çıkardım, biraz bekledikten sonra yağlı kağıdı da çıkardım)
Pastanın Hazırlanması
Pandispanyayı soğuduktan sonra şekildeki gibi uzunlamasına 3 eşit parçaya kestim



Pasta kremasını ve krem şantiyi üzerindeki tarife göre hazırladım, pandispanyanın 2 katına kakolu pastacı kremasını sürdüm ve aralarına muz dizdim (muzu da Rabia gibi önce tereyağı ile şekeri ateşte karamelize edip muzları bunun içinde çevirdim).

En üste de krem şanti sürüp çikolata rendesi ve toz fıstıkla süsledikten sonra kalan kremşantiyi sıkma torbası ile pastanın kenarlarına süs yaptım.

Sonuç olarak süsleme adına ben çok memnun kaldım. Ama kremalı pastaları bir gün önceden yapmak daha güzel tadının oturmasını sağlıyor. Ben maalesef 1 saat öncesinden yapmak zorunda kaldım.Dr.oetkerin pasta kremasını da ben ilk kez kullandım gerçekten çok güzelmiş, tavsiye ederim.
İşte uzun ince pastamız:



Yorum (19) Yorum yaz!

Un kurabiyesi




Bu kurabiye benim bir zamanlar bildiğim yegane pasta ve türevleri tarifiydi. O zamanlar "ben bir tek un kurabiyesi bilirim onu da iyi bilirim" diye dolaşırdım ortalıkta (ikinci en iyi yaptığım da makarna idi, tabi bunlar benim lise dönemlerim). Annem biz küçükken de çok yaparmış bu kurabiyeyi. Tarif hem çok basit ama bir okadar da tuttumak zordu, ah şu aldığı kadar un meselesi yokmuydu, tam şöyle ağızda dağılan kurabiye yapması zor oluyordu ama iyi alışmıştı elim ki güzel yapardım. Ama internet icat oldu mertlik bozuldu hesabı ben evde yaptığım tarifi bir daha dene(ye)mediğim  için, yani yeni neler yapsam acaba deyip duruduğum sırada blogların birinde un kurabiyesine nişasta konduğunu gördüm. Daha önce yaptığım nişastalı kurabiyeden biliyordum ki nişasta kurabiyeye güzel bir ağızda dağılmışlık katıyor. Denesem diye aklıma not etmişken annemin "son günlerde yaptığım un kurabiyelerini bir türlü tutturamıyorum Naile" demesi ile ben de fikrimi tazelemiş oldum. Anneme denemek istediğim bir tarif olduğunu söyledim ama yine onun da üzerinden 2 ayrı yerde daha bu tarifi görmem gerekiyormuş ki ancak o zaman girdim mutfağa. Biri Hatice, diğeri ise Oktay usta. Sonuç tabiki çok güzel oldu.

Hemen o gün anneme telefon açtım, "kurabiye yaptım anne çaya gelin" diye. Annemlerde yorgun oldukları halde saolsunlar beni kırmadılar. Gelip çayla birlikte kurabiyemi yediler, giderken bir saklama kabına biraz kurabiye ile birlikte (ee hep onlar mı bize yaptıklarından verecekler, biraz da biz verelim) tarifi de yazıp verdim.

Şimdi de size vereyim artık değil mi lafı sözü bırakıp :)

Un kurabiyesi
Malzemeler: (1 tepsi)
  • 1 paket margarin (250 gr.)
  • 1 kahve fincanı sıvı yağ (türk kahvesi fincanı)
  • 3 tepeleme yemek kaşığı pudra şekeri
  • 4 kaşık buğday nişastası
  • 3 bardak un (tarifte aldığı kadar, 4-5 bardak yazıyordu ama 3 bardak yetti bana, yumuşak bir hamur olması gerekiyor ağızda dağılması için)
  • Üzeri için pudra şekeri
Hazırlanması:
  •   Margarini buzdolabından çıkarıp oda sıcaklığına gelmesini bekleyin. Hamuru hazırlayacağınız kaba margarini, sıvı yağı, pudra şekerini katıp elinizle iyice yoğurun. Üzerine ununu ilave edip ele yapışmayan yumuşak bir hamur elde edin (unu azar azar katmanızı tavsiye ederim)
  •   Hamurdan parçalar koparıp uzun ince şeritler yapıp bir çatalın tersi ile boyuna çizerek şekil verin. Bıçakla verevlemesine keserek azıcık yağla yağlanmış fırın tepsisine dizin. (dilerseniz benim gibi yuvarlaya bilirsiniz, kabartma tozu olmadığından üzerine çok bastırmamanızda fayda var)
  •   150-160C ısıtılmış fırında beyaz kalacak şekilde pişirin (arada alt kısmına bakıp pembeleşmişse piştiğini anlayabilirsiniz)
  •   Fırından çıkan kurabiyeleri sıcakken pudra şekerine bulayın veya bir çay süzgecine pudra şekerinden koyarak kurabiyelerin üzerine gezdirin.

Yorum (23) Yorum yaz!

İki farklı kurabiye

Haftanın ilk iş gününde kurabiye tarifi ile tatlı bir başlangıç olsun istedim. Pazar günü bu iki kurabiye için girdim mutfağa. Uzun süredir kurabiye yapmıyordum, özlemişim. Hamuru yoğurmak, küçük parçalar koparıp şekil vererek tepsiye dizmek çok güzeldi. Ama daha da güzeli mis kokunun evi sarıp muftağa davetiye çıkarmasıydı.

İlk tarif aslında ceviz ile yapılıyordu, rahmetli teyzem her bayram yapardı. Ben ilk kez yaptığım bu kurabiyede ceviz yerine fıstık kullanmak istedim. O yüzden cevizli kurabiye ismi de değişip fıstıklı kurabiye oldu.

Fıstıklı Kurabiye



Malzemeler: (1,5 tepsi. Yaklaşık 45 tane)
  • 2 yumurta (sarısı içine beyazı yüzüne)
  • 7 kaşık şeker
  • 1 paket margarin
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabarma tozu
  • 3 bardak un (tarifte un için miktar yoktu, benim kullandığım miktar bukadar ama tavsiyem unu azar azar koymanız. Hamur kulak memesi yumuşaklığında olacak)
  • Bir kase fıstık veya fındık içi (havanda dövülmüş veya robotta çok çekilmiş)
Hazırlanması:
  • Yumurta ve margarini buzdolabından çıkarıp oda sıcaklığına gelmesini bekleyin.
  • Beyazını ayırdığınız yumurta sarılarını, şekeri ve margarini elinizle yoğurun.
  • Üzerine vanilya, kabartma tozu ve azar azar unu ilave ederek yoğurmaya başlayın. Gerektikçe biraz daha un ekleyerek ele yapışmayan yumuşak bir hamur olana kadar yoğurun.
  • Hamurdan ceviz veya daha küçük parçalar koparıp yuvarlayın, parmaklarınızla bastırıp yassılandırın ve önce yumurta beyazına ardından ceviz veya fıstığa batırarak yağlanmış tepsiye dizin.
  • 170C-180C de 15-20 dk pişirin

İkinci kurabiye tarifimse ülker damla çikolata paketlerinin arkasından bir tarif. Bunu bir çoğunuz biliyordur ama  denenmiş bir tarif olarak buraya eklemek istedim, belki denemek isteyenlerin işine yarayabilir.

Damla çikolatalı Kurabiye



Malzemeler:
  • 1 yumurta
  • 100 gr. şeker
  • 100 gr. margarin
  • 1 paket vanilya
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 175 gr. un
  • 250 gr. damla çikolata (tarifte bir paket damla çikolatanın tamamını yazıyordu ama ben yarsına yakınını kullandım.Bu şekilde iyi oldu, hatta kişisel görüşüm daha az kullanabilirdim ama bence en fazla yarısını kullanın, 1 paket çok fazla oluyor)
Hazırlanaması:
  • Oda sıcaklığına gelmiş yumurta, yağ ve şekeri mikserle çırpın.
  • Ayrı bir kapta karıştırdığınız vanilya, kabartma tozu ve unu ekleyin, damla çikolatayı ekleyin bir kaşık yardımı ile karıştırmaya devam edin.
  • Yağlı kağıt serilmiş tepsiye iki tane tatlı kaşık yardımı ile hamurdan dizin. (Piştiği sırada çok yayılıyor, eğer daha küçük kurabiyeler isterseniz yarım tatlı kaşığı büyüklüğünde hamurlar koymanızı tavsiye ederim)
  • 170C-180C de 15-20 dk. pişirin.
Not: Bu kurabiyede çikolata miktarı çok olduğundan sanırım şeker miktarı az kullanılmış. Ben neredeyse yarım ölçü çikolata kullandığımdan şeker miktarı az, hafif bir kurabiye oldu. Siz dilerseniz (1/2 paket çikolata kullanacaksanız tabi)  şeker miktarını biraz daha artırabilirsiniz.

Yorum (20) Yorum yaz!

Elmalı Tepeler



Bu haftaya başlarken yeni şeyler de yapamıyorum blogda yayımlayabilecek diye düşünüyordum. Buna karşın zaman ve mecalim de olmadığından bir süre de böyle dursun bakalım diyordum. Ama dün işyeri arkadaşlarımızdan ikisinin doğumgününü kutlamak için evde pasta yapıp getiren sevimli arkadaşım Arzu'nun pastası okadar hoşuma gitti ki son 3 parçayı hemen bir tabağa alıp pencerenin önüne koştum. Makinam yanımda değildi ama arkadaşın makinası ile hemen çekmeye koyuldum. Bu sırada diğer arkadaşlar benim bu halimi bildiklerinden çok yadırgamadılar ama takılmayı da ihmal etmediler. Biz de artık işi espriyi döktük: "biz yemeği yemeden önce fotoğraflarız" diyip geçiyoruz (eşimle birlikte). Çünkü yemeklerin fotoğrafını çekmek insanlara tuhaf geliyor. 

Bu tarifte aslında çikolatalı puding kullanılıyor ve üzerine de hindistan cevizi serpiliyormuş. Böylece sanki dağların üzerine kar yağmış gibi bir görüntüsü oluşuyormuş. Ama doğumgünü çocuklarından :) birinin çikolata ile arası olmadığından puding olarak muzlu puding, süsleme olarakta Antep fıstığı kullanmış. Bu haliyle de çok beğendim (hatta ben 2 parça yedim) ama çikolatalısından denemeyi isterim. Bu arada ismi ben uydurdum, asıl ismi nedir bilmiyorum.

Elmalı Tepeler
Malzemeler
  • 2 adet elma (elmalar ekşi olmamalı)
  • 2 pakete yakın petibör bisküvi
  • 1/2 su bardağı iri çekilmiş ceviz içi
  • 1 paket puding (muzlu veya çikolatalı)
  • Puding için 1 bardak süt+1 bardak su
  • Süslemek için hindistan cevizi veya fıstık
Hazırlanması:
  • Elmaları soyup rendeleyin (blendırdan geçirmeyin). İçine bisküvileri kırın, cevizi ekleyin ve hepsini elinizle karıştırın. (Bisküvi miktarını tam yazmadım, yumuşaklığına göre bisküvi miktarını ayarlarsınız)
  • Hazırladığınız karışımı kenarlı bir borcam tepsiye toplar yapıp ara ara dizin.
  • Pudinginizi 1 bardak su+1 bardak sütle hazırlayın (Su konmasının sebebi pudingin daha katı olmasını sağlamasıymış. Eğer daha fazla ölçü yapacaksanız 1 bardak süt gerisini su kullanılmasını söyledi arkadaşım)
  • Hazırlanan puding biraz bekleyip koyulaşması gerekiyor. Koyulaştıktan sonra (ılıması yeterli sanırım) borcama dizdiğiniz bisküvi toplarının üzerine pudingi dökün. Üzerini istediğiniz şekilde süsleyip servis yapana kadar buzdolabında saklayın.
Çok güzel ve pratik bir pasta olmuştu. Ellerine sağlık arkadaşım.

Yorum (16) Yorum yaz!

Önceki Sayfa | 1 : 2 |