Sonunda...


Yeni bir oyunla tekrar merhaba demek istedim size. Gördüğüm kadarı ile çoğu kişi katıldı o yüzden biliyorsunuzdur. En yakınınızda duran kitabın 187. sayfasındaki ilk cümleyi paylaşıyor oyuna katılan blogcular. Beni de sevgili arkadaşım Lavantin sobelemiş. Ben de sobelendiğimi görünce epeydir okumak için başladığım ama devam edemediğim Elif Şafak'ın Bit palas kitabını aradım çekmecemde. Ama geçen gün eve götürdüğümü hatırladım. Çekmecede duran 2. kitaba baktım ama o da 2. cilt olduğu için 300 küsürüncü sayfadan başlıyordu. Mecburen eve gitmeyi bekledim. Eve gittiğimde oyun oturma odasında oturduğum sırada geldi aklıma. O sırada en yakınıma baktığımda kuranı kerim duruyordu. Ben de 187. sayfasını açıp baktım hemen. Sizinle de 187. sayfadaki ilk ayeti paylaşmak istiyorum.
Tevbe suresi 7. ayet:
| | Allah’a ortak koşanların Allah katında ve Resûlü yanında bir ahdi nasıl olabilir? Ancak Mescid-i Haram’ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınız başkadır. Bunlar size karşı dürüst davrandığı sürece, siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah kendine karşı gelmekten sakınanları sever. |



Bir yılı aşkın süredir yazdığım bloguma şu günlerde yeni birşeyler eklemekte zorlansam da bunun geçici bir durum olduğunu söyleyebilirim. Mutfağa çok fazla giremiyorum, yeni şeyler denemeyi aklımdan bile geçiremiyorum ama sizlere bu durgunluk içerisinde verebileceğim yeni bir haberim var.
Yaz benim için telaşlı başlıyor. Evimizi taşımaya karar verdik ve hızlı bir şekilde bu işe giriştik. Yanımda bir yığın koli akşam eve gidip içine bidolu eşya almayı bekliyor. İlk kez ev taşıyorum. Çok tedirginim. İnşallah altından kalkabilirim. Bir evi toplarla, taşınsın, sonra yerleştir... Gerçi taşıma şirketleri var Allahtan. Ama kırılacak eşyaları ve kıyafetlerimizi biz toparlayacağız. Gerçi mutfak-kiler, salon ve yatak odasını toparladıktan sonra toparlanacak ne kalıyor ki?
Dualarınızı bekliyorum... En kısa zamanda görüşmek dileğiyle..
Son günlerde nekadar çok oyun oynar olduk. Yakında tarif yerine oyun blogları olarak devam edeceğiz :D İşin şakası tabi. Bir yandan da birbirimizi tanıma ve kaynaşma açısından iyi oluyor. Ben de iki oyunu birden birleştirdim tek mesajda. İlk oyun için beni Süheyla, Betül ve Rabia sobelemiş. İkincisi içinse Emel sobelemiş. Herkese buradan tekrar teşekkür ediyorum.
İlk oyun için soru ve cevaplar:
1.1. Daha once yasadiginiz 3 sehir?
Hoorn-Hollanda (5 yaşına kadar), Konya (6 yıl), Gaziantep (şuanda)
1.2. Tatil icin gittiginiz, gordugunuz ve onermek istediginiz 3 yer?
1.3. Yasamak istediginiz (gormediginiz de olur) 3 sehir?
Çocukken Hollanda'da daha sonra da İstanbul'da yaşamayı çok isterdim. Şuanda başka bir yerde yaşamak istemiyorum. Sadece Gaziantep'de en büyük eksikliğim deniz olmaması.2.1. Su anda ki mesleginiz nedir?
Yazılım Mühendisi
2.2. Dunyaya yeniden gelseydiniz, hangi meslegi yapmak isterdiniz?
Sanatçı olmak isterdim (artiz değil ama, ebru sanatçısı, ressam v.b.Tabi bunlar şimdi de olacak şeyler de, kimbilir belki ilerde olur?)
2.3. "Kesinlikle ben yapamazdim" dediginiz meslek nedir?
İnsanları konuşup ikna etme becerim olmadığı için avukat olamazdım sanırım, bir de üniversite sınavına girerken doktor olmayı hiç istemezdim (gerçi şimdi isteseydim dediğim oluyor ama artık çok geç)
3.1. Yasam felsefenizi olusturan sozlerden biri?
Şu da benim yaşam felsefem olsun dediğim bir söz yok. Ama doğru konuşma, vicdanlı olma ve yaradılana saygı yaşamda önem verdiğim şeyler
3.2. Bir kitapdan alinma, cok sevdiginiz bir cumle veya paragraf veya bolum?
Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla
(İnşirah suresi)
3.3. Cok sevdiginiz bir siirin bir parcasi?
Böyle mi gelecektin eylül?!.. Farkında mısın;
Ne başka bir sonbahara verdin bahçemizi?
Neler savrulmadı bilsen yapraklardan evvel...
Bu sefer ne olduysa biz insanlara oldu.
Cahit Sıtkı Tarancı


Zerde ve Sütlaçı ise blogu olmayan ama beni hiç yalnız bırakmayan Songül, Ayşegül ve Esin'e(Esin nerelerdesin?) ithaf ediyorum
Evet şimdi sırada ikinci oyun yani çizgi kahramanlar var. Ben çocukken çok tv severdim. Okuldan gelince hemen tv başına otururdum. Önceleri çizgi filmler sonraları gençlik dizileri daha sonraları da kral tv olmuştu izlediklerim. Şimdi akşamları evde oturabilirsek eğer dinlenmek için yanımda çay tv izliyorum. Şuanda izlediklerim tv filmleri veya kiraladığımı vcdler dvdler oluyor. Bir kaç tane de dizim var (Avrupa yakası, Yağmurdan sonra ve Beşinci boyut). Bunları her hafta sıkı bir şekilde takip edemesekte evdeysek kaçırmıyoruz.
Tvde çizgi film artık pek izlemiyorum ama son dönemlerde çok fazla çıkarılan animasyon filmlerini ilgi ile takip ediyorum (en son pazar günü Monster House-Canavar evi seyrettim). Eskiyi düşündüğümdeyse bazılarının şuanda da gösterimde olmasını isterdim aslında, hatıra olarak izlemek için. Bunlardan seçme yapacak olursam:
1.

Çok severek izlediğim disney çizgi filmleri vardı. Miki fare, köpeği pluto, donald v.b.
2.

Clementine de çok severdim her çocuk gibi. Şimdi arada açılış müziğini dinleyerek nostalji yapıyorum.
3.

Vücudumuz çizgi filmini çok beğenirdim, izlediğim en faydalı çizgi filmdi bence
4.


Şeker kız Candy ve Çiçek kız Lulu'yu da unutmamak lazım. Hele Lulu'nun LEY LUUU LEY LUU diyerek üzerindeki kıyafetinin değişmesini çok sever, ben de onu taklit ederdim ama tabi kıyafetim değişmezdi :D
5.

En çok sevdiğimi en sona bıraktım. Kesinlikle Susam sokağı! En son tekrarları trtde oynarken bile her denk geldiğimde seyrederdim. Şimdi olsa yine seyrederim. Biryerlerden bulsam alıp seyrederim. Arada edi ile büdünün* yaptıkları, "6" şarkısı**, çılgın mucitin*** yaptıkları geliyor aklıma, yaşıtlarımla konuşup gülüşüyoruz, o kadar. Böylesine güzel bir programı neden devam ettirmediler ki? Şuanda tvde olan çizgi filmlerin hiç birini sevmiyorum.
*: Edi ile büdünün yaptıkları: Edi ile büdü yatak odalarında yan yana yataklarda yatmaktadır. Edi saati merak eder Büdüye sorar. Büdü ise saatin geç olduğunu falan söyler, karanlıkta göremiyor ya saati kalkıp ışığı açmak istemez. Edi ısrar eder bakar ki yok açar pencereyi avaz avaz şarkı söyler. Komşular çıkar pencerelere saat gecenin 3 ü bu saatte şarkı mı söylenir diye bağırırlar. Edi ise saati öğrenmenin mutlulu içinde yatağına döner. Büdüdeki surat ifadesi ise çok komiktir :D
**: Sevdiğim sayı 6. Senin 2 gözün 1 burnun var 1 elinde tam 5 parmak var 4 ayağı var iskemlenin 6 nın yerini tutamaz! Hiç!
***: Çılgın mucitse hep yeni icatlar yapar ama nedense bu buldukları hep daha önce icat edilen şeyler olurdu. Muhabirimiz kurabağa kermit onun haberini yapmaya gelir ama kendisinde de aynısı olan bir eşya ile karşılaşırdı ama tabi acayip bir isim verilmiş olarak.